Yaşayan Türkçe

bozuk (I), bozuk (II)

bozuk


  • sıfat Bozulmuş olan. (I)


  • sıfat Görevini yapamaz hâle gelmiş olan (organ). (I)


  • isim Küçük birimlere ayrılmış kâğıt veya madenî para, bozukluk. (I)


  • sıfat Huzursuz, gergin. (I)


  • sıfat Sıkıntılı, öfkeli. (I)


  • isim müzik Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. (II)


68