Yaşayan Türkçe

çekmek


  • fiil Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru ilerletmek.

    • Tehlike anında camı kırıp kolu çekiniz.

  • fiil Taşıtı bir yere bırakmak, koymak.

    • Buraya park edilmiyor, aracınızı başka bir yere çeker misiniz?

  • fiil Germek.


  • fiil İçine almak, emmek.


  • fiil Bir yerden başka bir yere taşımak.


  • fiil Kullanımına son vermek, ortadan kaldırmak.


  • fiil Saldırı veya savunma amacıyla silahına davranmak.


  • fiil Vurmak, atmak.

    • Çektiği şut ya ameliyatlı yerime gelseydi?

  • fiil Birini veya bir şeyi geri almak.


  • fiil Dayanmak, katlanmak.

    • Akılsız başın cezasını (zahmetini) ayak çeker. (Atasözü)
    • Bir grup taraftarın fanatikliğinin cezasını, bütün kulüp çekiyor.
    • Sonradan görme patronunun ukalalıklarını çektiği sekansları hatırladıkça morali dibe vuruyordu.

  • fiil Belirli bir ağırlıkta olmak.

    • Şimdi kırk kilo çekiyor, yaza doğru iyice semizlenir.

  • fiil Yerleştirmek, döşemek.


  • fiil Duvar, çit vb. set kurmak.


  • fiil Şansını veya kısmetini denemek için hazırlanmış kâğıtların arasından birini seçmek.


  • fiil Damıtarak elde etmek.


  • fiil Doğrusal olarak uzatmak.


  • fiil Aynı veya benzer içerikte yazmak veya çizmek.


  • fiil Tedavi amacıyla bardak, sülük vb.ni cilde uygulamak.


  • fiil Bir şeyi yukarı doğru çıkarmak.


  • fiil Bir gereç yardımıyla görüntüyü kaydetmek.

    • Kariyerinin başında çektiği doğa resimlerini, fotoğrafçılıktaki ellinci yılına özel sergileyecekmiş.

  • fiil Belirli bir taşıma gücüne sahip olmak.


  • fiil Un, toz vb. duruma getirmek, öğütmek.


  • fiil Poliçe, çek vb.ni hazırlayıp işleme koymak.


  • fiil Hoşa gitmek.


  • fiil Dokumanın kaçan yerini örmek.


  • fiil Hesabı ödemek, ısmarlamak.


  • fiil Bir duygunun etkisinde olmak.

    • Gurbette yurt özlemi çekmek, kendi memleketinde aç kalmaktan ehvendir.

  • fiil Kullanmak, sürmek.


  • fiil Görünüş, huy vb. bakımdan aileden birisine benzemek.

    • Katrandan olmaz şeker, olsa da cinsine çeker. (Atasözü)
    • Cins cinse çeker. (Atasözü)

  • fiil Bir konuda bilgi edinebilmek için birini sıkıştırıp ona soru sormak.


  • fiil Başka bir anlam yüklemek.


  • fiil Kuşanmak, giymek.

    • Gürültü istemeyen kazancı (bakırcı) dükkânına girmez (hırkasını başına çeker). (Atasözü)

  • fiil Çiftleştirmek için dişi hayvanla erkek hayvanı aynı ortamda bulundurmak.


  • fiil Belirli bir zaman veya mesafe sürmek.


  • fiil Daralmak, kısalmak.

    • Mavili bluzum yıkanınca çekmiş herhâlde, üstüme olmuyor.

  • fiil Takmak, asmak.


  • fiil Bir yüzeye kireç, boya vb. sürmek.


  • fiil Göndermek, yollamak.


  • fiil Bir şeyi emip dışarı çıkartmak.


  • fiil Yeteri kadar pişmek.


  • fiil fizik Manyetik etkiyle kendine yaklaşmasını sağlamak.


  • fiil Elektronik veri dalgalarını iyi bir şekilde alıp kesintisiz bağlantı oluşturmak.


  • fiil Alkollü içecek tüketmek.


72