Yaşayan Türkçe

ders

Arapça


  • isim Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi.

    • Pencereden felsefe derslerini izleyen kedi, öğrencilerin maskotu oldu.
    • Derse alakasız göründüğüne bakma, sınav zamanı herkes ondan not ister.

  • isim Sözü edilen bilgi aktarımı için ayrılan süre.

    • Sözleşmeli öğretmenlerin ders saati ücretlerinde iyileştirmeye gidildi.

  • isim Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi.

    • Hafta içi erken kalkıp ders çalışmak için bir türlü motive olamıyor.
    • İmtihandan düşük not alınca yalın kat bilgilerle bu dersi veremeyeceğimi anladım.

  • isim Yaşanan bir olayın, durumun zihinde bıraktığı öğretici iz, ibret.

    • Başına gelen felakette, özümsenmesi gereken bir ders olduğunu kavradı.

72