isim Güneş.
- Gün doğarken pılını pırtısını toplayıp barakadan ayrıldı.
isim Güneş ışığı.
isim Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü, gündüz.
isim Dünyanın kendi ekseni etrafında bir tur dönmesiyle oluşan yirmi dört saatlik zaman.
- Tatil habercisi cuma günlerinde, çalışanlar pek bir enerjik olurlar.
- Siteye kaydolan ziyaretçi sayısı, her geçen gün artıyor.
- Güneşsiz günlerin ardından hava sonunda açtı.
- Hukukçuları ilgilendiren yasa, evvelsi gün TBMM’de oylandı.
- Kaç gündür sesi soluğu çıkmıyor, hayırlısı!
isim İçinde bulunulan zaman.
- Günümüzün modası, farklı alanlarda hep yeni açılımlar yapmak.
- Geçmişten günümüze şerbet tarifleri kitaplaştı.
isim Zaman, vakit.
- Rahatsız galiba, son günlerde hiç mi hiç neşesi yok.
- Tek tasamızın tekerleme ezberleyip macunculara yetişmek olduğu o günleri arıyorum.
- Pastanede evlilik teklifi yapılan günler, maziye karıştı.
- Eyfel Kulesi'nin mimari tarzı, o güne kadar sanatın gölgesinde kalmış olan tekniği öne çıkarıp bir bakıma estetize etmiştir.
isim Dönem, çağ.
isim İyi geçirilmiş zaman.
isim Bayram, yıl dönümü vb. olarak kutlanan gün.
isim Belirli zamanlarda ve sırayla gerçekleşen ev buluşması.
isim Bir şeyin gerçekleştiği belirli bir zaman, tarih.