Yaşayan Türkçe

patlamak


  • fiil İç basıncın artması sonucu, genelde yüksek ses çıkararak dağılmak, infilak etmek.

    • Tatildeyken şofben patlayınca evi su basmış, komşular bize ulaşamayınca itfaiyeyi aramış.

  • fiil Yırtılıp açılmak.


  • fiil Yarık oluşmak, yarılmak.


  • fiil Ortaya çıkmak, yeşermek.


  • fiil Lastik, top vb.nin havası inmek.

    • Piknik dönüşü lastik patlayıp dağda mahsur kalınca keyifleri kaçtı.

  • fiil Aniden tehlikeli bir şey ortaya çıkmak.

    • Bu yanlışlığın ceremesi, birine fena patlayacak gibi.

  • fiil Sıkıntısını, sabırsızlığını belli etmek, çok sıkılmak.


  • fiil Bir olay veya duruma aşırı tepki göstermek.


  • fiil Aniden bir gürültü duyulmak.


  • fiil Bir şeyin yitirilmesine yol açmak, mal olmak.


76